• Koçluk
  • Mentorluk
  • Danışmanlık

Mutluluğun Sırrı Nedir?

Mutluluğun Sırrı Nedir?

Hepimiz mutlu olmayı diliyoruz. Ailemiz, dostlarımız ve çevremiz de mutlu olsun istiyoruz. Hatta bütün insanlığın mutlu olmasını temenni ettiğimizi de “zannediyoruz”. Fakat nedense bir türlü kusursuz bir biçimde mutlu olamıyoruz. Bunun sebebini de hep bir yerlerde; bahanelerde, mazeretlerde, dışarıda, başkalarında arıyoruz.

Bu konuyu konuşabilmek, değerlendirebilmek ve sözlerimin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilmek için size kısa bir yaşanmışlık aktarmak istiyorum:

Zamanın birinde bir ülkenin çok zengin ve güçlü bir kralı varmış. Emrinde onlarca danışman, yüzlerce görevli, binlerce hizmetli insan ve sahip olduğu akla hayale gelmeyecek her türlü imkân bulunuyormuş. Gelin görün ki bu zengin kral bütün debdebesine ve sahip olduklarına rağmen mutlu değilmiş. Kendini bir türlü mutlu hissedemiyormuş. Adeta esiri olduğu mutsuzluk hissini söküp atamıyor ve buna çok üzülüyormuş. Eşi, ailesi ve çevresindekiler de bu duruma bir anlam veremiyor, bu yüzden bir çare de bulamıyorlarmış.

Bir gün akıllı danışmanlardan birisi huzura çıkıp kralına “Efendim, sizin bu mutsuzluk sorununuza çözüm bulabilecek bir bilge varmış. Her müşkülü halledebilecek fikirlere ve tavsiyelere sahip olduğu söyleniyor. Emir verirseniz kendisini davet edip bu konuda fikrini alalım. Umulur ki sizi mutlu edecek bir yol bulur.”demiş. Kral da bir an önce mutlu olmayı istediği için hemen emir vermiş ve bahsedilen bilge kişi bulunup kralın huzuruna getirilmiş. Kral derdini anlatmış; mutsuzluk hissinin kendisini çok üzdüğünü ve bunu içinden atamadığını, en kısa zamanda mutlu olmak istediğini söylemiş.

Bilge biraz düşündükten sonra fikir ve tavsiyesini krala beyan etmiş:

“Saygıdeğer kralım! Ülkenizde yaşayan, hiç mutsuzluk hissetmeyen, her şeye rağmen çok mutlu olabilmeyi başarmış; bu topraklardaki en mutlu kişiyi bulup gömleğini size getirsinler. Böyle bir kişinin gömleğini giydiğinizde siz de kendinizi mutlu hissedersiniz…”

Kral hemen bilge kişinin söylediğinin yerine getirilmesini; ülkesindeki en mutlu kişinin bulunup gömleğinin kendisine ulaştırılmasını emretmiş. Dört bir yana elçiler, danışmanlar, askerler salınmış. Yüzlerce görevli ülkeyi karış karış gezmiş ama bir türlü en mutlu kişiyi bulamamışlar. Herkesin kendini mutsuz hissettiği bir sebebi varmış. Her şeye rağmen mutlu olabilmeyi başarabilmiş o“en mutlu kişiyi” bir türlübulamamışlar.

Bir grup danışman, bu araştırmadan çaresiz bir biçimde eli boş dönerken yolun kenarındaki harabe bir evden bir ses duymuşlar. İçerideki kişi şöyle konuşuyormuş:

“Tanrım sana çok teşekkür ediyorum; bugün de aç kalmadım, sağlığım yerinde! Kimseye muhtaç değilim. Ocağımda aşım, ağrımayan başım var. Çok mutluyum! Bu mutluluğu benden esirgemediğin için sana minnettarım! …”

Danışmanlar çok şaşırmış. Yaratıcısına böyle teşekkür ederek mutluluğunu beyan eden birini buldukları için çok sevinmişler. Adamın gömleğini alıp krallarına götürmek üzere harekete geçmişler ve hemen kapıya doğru ilerlemişler. Aralık olan kapıdan içeriye bakmışlar ki bir de ne görsünler! İçeride mutluluğu için şükreden adamın üzerinde bir gömlek bile yokmuş…

Demek ki mutlu olabilmek için bazen herhangi bir “gömleğe” bile gerek duyulmuyormuş!

Böyle kıssalar hep “hisse çıkarmak” için anlatılır, değil mi? Yaşanmışlıklar, bize yol göstermek için paylaşılır. Biz de öyle yapıyoruz ve zaman zaman bu ve benzeri kıssaları bu amaçla sizlerle paylaşıyoruz. Pek çoğumuz, mutluluğu hep başkalarının gömleğini giymekte arayanlar olarak, aktardığımız bu yaşanmışlıkta kendimizi bulabiliriz.

Şimdi şöyle bir düşünelim birlikte:

Biz kimiz? Neciyiz? Nereden gelip nereye gidiyoruz? İnsan olarak yaratılmanın önem ve sorumluluklarını biliyor muyuz? Mutlu ve huzurlu olabilmeyi neden istiyoruz? “Mutlu olabilmek”nedir bizim için? Her şeye rağmen mutlu olabilir miyiz? Bunun için neler yapmamız gerekir? Bizden çok daha az imkâna sahip olduğu halde mutlu olabilenler var mı? Varsa onlar nasıl mutlu olabiliyor? Biz kendimizi mutlu etmek için kılımızı bile kıpırdatmazkenmutsuz olmak adına neden pek çok olumsuzluğa sebep olacak davranışlar sergiliyoruz?

Kimimiz işiyle, kimimiz aşıyla, kimimiz eşiyle, kimimiz başıyla mutsuz! Beklentilerimizi hırsımız kontrol ediyor ve bitmek bilmeyen, sınırsız taleplerimiz var. Daha çok para, daha lüks araba, daha şaşaalı evler; daha çok eğlence, daha çok uyku, daha çok yemek, daha çok konuşmak… Daha çok, daha çok, daha çok…

Kendisinin, sahip olduklarının, potansiyelinin, imkânlarının farkında olmayan insanların kendilerini tam ve mükemmel bir biçimde mutlu hissetmeleri oldukça zordur. Böyleleri kendilerine bakmak, mutsuzluklarının asıl sebebini kendilerinde aramak yerine sürekli olarak bahane üretip dışarıya bakarlar. Belki de kralın düşündüğü gibi,her şeye rağmen mutlu olabilmeyi başarabilmiş birini bulup onun gömleğini giyerek mutlu olabileceklerini zannederler.

Mutlu olabilmenin ilk ve vazgeçilmez şartı yani en önemli mutluluk sırrı ise şudur: Kendini bilmek; kendinin farkında olmak ve böylece kendine yetebileceğine inanmak.

Kendini bilen ve kendine yetebilen insanlar, sahip oldukları ile yetinebilir ve şükretmeyi daha çok içselleştirirler. Aslında sahip olduklarımız her anlamda mutlu olmamıza yeter.

Yaratıcımızın bize sunduğu nimetler öncelikle düşünmemizi, sonra bu nimetleri, zenginlikleri, ihsanları O’nun ismi ile anmayı, nihayetinde de teşekkür etmeyi gerektirir…

Mutlu olmak için önce kendimize dönelim. Kendimiz olalım. Kendi içimize ve kendi işimize bakalım. Birinin gömleğini bulup giyerek mutlu olabileceğimiz düşüncesini bilinçaltımızdan çıkaralım. Eğer illa da dışarı bakacaksak; üzerinde bir gömleği bile olmadığı halde her şeye rağmen mutlu olanları görelim. Halimize, sahip olduklarımıza, imkân ve fırsatlarımıza şükredelim…

Fikir, zikir ve şükür mutlu olmanın 3 altın anahtarı ve sırrıdır.

Bunu da lütfen unutmayalım…

Mutluluğun Sırrı Nedir? için 30 Yorum
  • Haydar Büyükgürses

    24 Kasım 2025 20:10

    Eline emeğine yüreğine sağlık benim gibi bir çok arkadaşımıza da tercüman oldunuz bu akıcı anlamlı güzel yazınız güzel sözlernizle

  • Mehmet S. Özcan

    12 Kasım 2025 02:23

    Osman Abicim,
    Ne güzel ifade etmişsiniz…
    Mutluluk, aradığımızda bizden uzaklaşan; şükrettiğimizde ise sessizce yanımıza gelen bir misafirdir.
    İnsanın aradığı mutluluk, çoğu zaman sahip olduklarında değil; şükretmeyi hatırladığı o sessiz anda gizlidir.
    Yazınız, gönle dokunan bu hakikati yeniden hatırlattı…

  • Osman Güzelgöz

    11 Kasım 2025 23:04

    Yazımıza yorum yaparak katkıda bulunan bütün okurlarıma (dostlarıma) teşekkür ediyorum. Sizlerden gelen her kelimeyi, cümleyi (yorumu) önemsiyorum. Her yazımız için her konuda yorumlarınızı bekliyorum. Kişisel anlamda hakaret, kabalık, küfür, yıkıcı eleştiri gibi olumsuzluklar içermeyen bütün yorumlarınız yazılarımızın altında bu şekilde yayımlanacaktır. Sağlık ve huzur içerisinde daha güzel yazılarda ve yarınlarda buluşmayı temenni ediyor, selam ve muhabbetlerimi arz ediyorum…

  • Abdulkadir Doğru

    11 Kasım 2025 20:04

    Tebrikler Osman Hocam. İnsanoğlunun bu ahir zamanda en çok maruz kaldığı mutsuzluk hastalığına reçete gibi bir yazı, emeğinize sağlık…

  • Rıdvan T

    11 Kasım 2025 16:42

    Mutluluk uzakta değil “ufakta”

  • Mehmet

    11 Kasım 2025 14:38

    Teşekkür ediyorum Kaleminize sağlık bu güzel yazınız için

  • Mehmet Sadık Alican

    11 Kasım 2025 10:55

    Tevekkeltü Alallah.

    Mutluluk, giyilecek bir gömlek değil, uyanacak bir bilinçtir.
    Kendini bilen, Rabbini bulur; şükreden, yoksulluğunda bile zengindir.
    Dünya gürültüsünde aradığımız huzur, aslında içimizin sessizliğinde saklıymış.
    Fikirle anlayıp, zikirle arınıp, şükürle tamamlanmamız…
    İşte bu güzel yazıdan anladığım mutlu olmanın satır aralarında ki şifreler.

    Teşekkür ederiz hocam, bu güzel yazı için.

  • MSG

    11 Kasım 2025 10:46

    Fikir, zikir ve şükür mutlu olmanın 3 altın anahtarı ve sırrıdır.

  • Ahmet Zeki İzgördü

    11 Kasım 2025 10:21

    Eline sağlık Osman Bey,
    Aslında hepimizin mutlu ve mutsuz olduğu zaman dilimleri var. İstisnalar hariç hiç birimiz sürekli mutlu veya mutsuz değiliz. Ama hem mutsuzluklarımızı daha çok dinlendiriyoruz, hem de hep mutlu olalım hiç mutsuz anımız olmasın diyoruz. Ama hayat bu ikisini de içinde barındıran bir olgu. Dolayısıyla bu beklentimiz gerçekçi değil.
    Peki neden herseyden bu kadar şikayetçiyiz?
    Çünkü kabımız küçük. Hani bir avuç tuzu bir bardak suya atınca içilmez olur ama göle atınca suyun tadı etkilenmez ya….
    Aslında biraz da kendi kabımıza bakmalı değil miyiz…

  • Ceyda Aydilek

    11 Kasım 2025 09:20

    Kalemine sağlık Osman hocam.
    Gerçek mutluluğun dışarıda değil, içimizde saklı olduğunu çok sade ve derin bir dille anlatmışsın. Başkalarının “gömleğini” giymeye çalışmak yerine, kendi iç dünyamızda huzuru ve şükrü bulmak gerektiğini hatırlatıyor bize.
    Gerçekten de “fikir, zikir ve şükür”; insanın kendini bilmesinin, varoluşuna anlam katmasının ve yaşamla barışmasının üç temel anahtarı…

  • TAHİR

    11 Kasım 2025 06:53

    Harika

  • Abdurrahman Yücetepe

    10 Kasım 2025 23:57

    Mutlu olamayan kral hikayesi anlamlı ders verici hikaye, insan gömleksiz bile mutlu olabiliyor. Kendisinin ve aile efradının sağlığı yerinde olanlar her daim şükredip mutlu olmalılar bence.

  • Ahmet Büyükbakkal

    10 Kasım 2025 23:36

    Çok güzel bir yazı! Kaleminize sağlık.
    Fikir, zikir ve şükürün mutluluğun 3 altın anahtarı olduğu tespitinize yürekten katılıyorum. Özellikle kanaatkar olmanın önemini vurgulayan bu bakış açısı, modern insanın yaşadığı doyumsuzluğu kırıyor.
    Mutluluğu dışarıda değil, içeride aramamız gerekiyor.
    Emeğinize sağlık!

  • Zel dem

    10 Kasım 2025 23:15

    Hocam surekli şükretmek, bazen yapılan adaletsizliği insanların acılarını görmezdeb gelmek degil midir? Yni her şeye rağmen mutlu olmya çalışmak… yani mutluluk sürekli koruyabileceğimiz bir eylem mi? Bence mutsuzluk da bazen biseyler ogretmez mi? her soruna şükret dersek.. herseye ragmen mutlu ol dersek.. sorunu saklamis olup hiç çözülmemesine yol açmis olmuyor muyuz?? Ben o gömlegin kralin mutsuzluğunn sebebine cevap olduğunu düşünmüyorum yanlis anlamayin lütfen amacim sizi kırmak değil kesinlikle iyi niyetinizi güzel yüreğinizi anlıyorum. elbette şükretmek ve umutla yaşamak çok önmli
    Sadece bazen her şeye rağmen mutlu ol demek, insanın yaşadığı sıkıntıyı görmezden gelmek gibi geliyor bana🙏🏽

  • İsa Sertkaya

    10 Kasım 2025 22:56

    Mutluluğun temeli imandır, şükürdür

  • Nurdan

    10 Kasım 2025 22:53

    Ne güzel anlatmışsınız mutluluğu dışarda değil içeride aramamız gerekiyor.

  • Zümrüt ekdi

    10 Kasım 2025 22:49

    İnsanın doğal ve kendi duygularını unuttuğu başkaları için yaşamaya başladığı yapay ve görsele aldandıkları bu dönemlerde böyle bir yazı çok isabetli oldu. Emeğinize sağlık hocam

  • Kerim Düzcan

    10 Kasım 2025 22:34

    Teşekkürler Osman bey çok güzel özetlemişsiniz her zaman mutluluk gerekmeyebilir mutluluğun anlaşılabilmesi için mutsuzlukta gerekebilir mutsuzlukta bazen iyi olabilir selam ve dua ile

  • Muhammed Akbaba

    10 Kasım 2025 22:13

    Kıymetli Abim
    Eline sağlık.
    Modern insan, hazzı hızlı biçimde an içinde yaşayıp gündelik mutluluklar peşinde koşuyor… İnsan, dünyalığın ve dünyalık heveslerin sadece nefsini doyurduğunu, ancak bunun da ruhunda derin boşluklar oluşturduğunu mutsuz olduğunda anlayabiliyor…

  • Nail KIRMACI

    10 Kasım 2025 22:05

    Sevgili Osman bey. Denk geldikçe yazılarınızı videolatinizi izliyorum.sizinle Düşünce alt yapı ve perspektif imiz oldukça benzerlik gösteriyor.
    Mutluluk yazınıza katkı vermek adına öncelikle mutluluk tanimibilmek gerekir. Mutluluk nedir. Ne olursa ne yaparsam mutluluk hissini yaşayabilirim. Belki bunun tam bütüncül bir tanımı bir kaç satır ile yazmak yetersiz kalabilir. Bu nedenle mutluluğun fıtratı üzerinden bir bilgi edinilmeli bu bilgi kapsamında mutluluk tasavvuru oluşturulmalı bu tasavvur duygularımızı harekete geçirmeli ve ne yapılırsa mutluluk duygusuna ulaşırım konusunda bir inanç geliştirilmeli ki o duyguyu yakalayabilecegim eylemleri gerçekleştirebileyim. Kısaca mutluluğun fıtratını/mutluluğun doğasını bilmeli ve mutluluğun doğası hakkında bilgi sahibi olmadan mutlu olunamayacagi gerçeği, yine insanın kendisini ontolojik/varlik sebebi üzerinden doğru tanimladiktan sonra ulaşılabilir. Mutluluğun doğası/fıtratı ve insanın doğası/fıtratı hakkında hakikat bilgileri ile bir karar verilmeli ki, bu iki varlık ve olgu (insan ve mutluluk) yaratılışta yaratıcı tarafından tanımlanmış özellikler mutlaka bilinmeli ki fonksiyonel bir sonuç ortaya çıkabilsin. Selam ve dua ederim

  • Halit yücel

    10 Kasım 2025 21:22

    İyi akşamlar Osman bey hhepimizin bu güzel yorumlara günümüzde ihtiyacımız var teşekür ederim selamlar

  • İbrahim halil ülgen

    10 Kasım 2025 21:14

    Çok güzel özetlemişsiniz.Kaleminiz kurumasın
    Ne yazıkki günümüz gençliğide bizi bir anlayabilse mutluluğu abuk subuk boş işlerde aramasa 🙏

  • MEHMET ALİ PABUÇÇU

    10 Kasım 2025 21:08

    Çok mantıklı

  • Halil Günay

    10 Kasım 2025 21:03

    Mutluluk KANAATKAR OLMAK , PAYLAŞMAK kimseden yardım beklememek, ŞÜKÜR, YARDIMSEVER OLMAK VE NİHAYET PAYLAŞMAK’ LA MÜMKÜN.
    MUTLULUK =ZENGİNLİK/GÜÇLÜ OLMAK/ZALİM OLMAK ASLA DEĞİLDİR.
    ZİRA: ZENGİNLİKTE HARAM
    GÜÇTE: HAKSIZLIK
    ZALİMDE: HAK YEMEK VARDIR.
    Bütün bu sonuçların HÜLASASİNDA Mutluluk YOKTUR.

  • İbrahim Özcan

    10 Kasım 2025 21:00

    Tebrikler ellerinize sağlık

  • Ahmet Suphi Bozkurt

    10 Kasım 2025 20:20

    Kalemine sağlık sevgili abim selâm ve dua ile saygılar hayırlı akşamlar olsun

  • Ahmet Suphi Bozkurt

    10 Kasım 2025 20:19

    Kalemine sağlık sevgili abim selâm ve dua ile saygılar

  • Cihat Kürkçüoğlu

    10 Kasım 2025 20:04

    Bikilgilendirici ve insana öğüt ve moral veren bir yazı. Son cümleniz içindeki altın anahtarın en önemlisi bence beterin beteri var deyip musibetlere şükür etmektir. Selamlar.

  • Ahmet kaytan

    10 Kasım 2025 19:33

    Fikirlerinden hep istifade ettiğim . Muhabbetle yoğrulmuş zikrine şahit olduğum Güzelsözlü dostun varlığına şükrediyorum

    • fuat yuksel

      11 Kasım 2025 08:05

      hocam Allah razi olsun.anlamli hikayeler oldugu için okumaya değer. elerine sağlık… Her şeyin en iyisine sahip olan değil, sahip olduklarının değerini, kıymetini bilen mutludur, huzurludur. Hocam.

Bir Yorum Yazın

OPS Yazılım