• Koçluk
  • Mentorluk
  • Danışmanlık

Her Anlattığımda Beni Ağlatan BİR SIRA GECESİ HİKÂYESİ

Her Anlattığımda Beni Ağlatan BİR SIRA GECESİ HİKÂYESİ

Otantik, orijinal, özgün ve gerçek Urfa Sıra Geceleri ve Urfa’da Sıra Gezmek konusunu başka bir video içeriğimizde ve yazımızda detaylı olarak sizlerle paylaşmıştık. Kültürümüzün en önemli geleneksel uygulamalarından birisi olan “Sıra Gecesi” etkili yaşanmışlıklara da şahitlik etmiş ve bizlere acı tatlı pek çok hatıra, pek çok öykü bırakmıştır. Uzun kış gecelerinde her hafta sıra ile bir arkadaşın evinde bir araya gelişin ismi olan “Sıra Gecesi” (Urfa’daki otantik ismi ile SIRA GEZMEK) çoğu zaman akrabalıklardan daha önde ve öncelikli dostluklar, arkadaşlıklar tesis etmiş; Urfa’da herkesin hayatına “Sıra Arkadaşlığı” gibi özel bir kavram armağan etmiştir.

Bu geleneksel kültür mirasımızla ilgili detaylara ulaşabilmenizi konu ile ilgili video içeriğimiz ve yazımıza havale ederek bugün sizlere; Rahmetli Babacığımın bana ve öğrencilerine anlattığı bir hatırayı, sıra gecelerini daha iyi anlayabilmek ve özümsemek amacı ile aktarmak istiyorum:

Kış sezonunda her sıra grubu üyesine bir veya iki kez sıra gelir ve her üye, arkadaşlarını evinde misafir ederek sırasını yapar. Tüm üyeler de sıranın kendisine gelmesini heyecanla, özlemle bekler. Arkadaşlarını evinde ağırlamak, ikramda bulunmak, her sırada yaşanan ahengin kendi evinde de yaşanmasına ev sahipliği yapmak herkes için çok ama çok önemlidir.

Rahmetli Babacığım Tenekeci Mahmut Güzelgöz’den dinlediğim bir SIRA GECESİ yaşanmışlığını sizlerle de paylaşmak istiyorum:

“… Bu gruplardan birinin o geceki sırası aynı zamanda o sıranın başkanı da olan Mehmet isimli bir Urfalı gencin evindedir. Hazırlıklar çok önceden başlamıştır. Misafirlerin ağırlanacağı odanın temizliği ve bakımı yapılır. Sergiler ve sırt yastıkları kontrol edilir. Bir hafta önceden acı kahve (mırra) kaynatılmaya, kıvamı tutturulmaya başlanır. Tatlı yapılacaksa en özel ev tatlısı hazırlanır. Çiğköfte malzemeleri, özellikle de çiğköftenin özel olarak alınan eti olan “kara et” özenle seçilip alınır. Yeşillikler temizlenir ve kara et, et taşında et tokmağı ile dövülür. Artık her şey tamamdır ve Mehmet’in sıra arkadaşlarının gelmesi beklenmektedir.

Daha önceden bir hastalığı olan Mehmet heyecanla ve gururla arkadaşlarını ağırlamayı beklerken akşam saatlerinde ani bir kriz geçirerek hayatını kaybeder. Bütün evi ve aileyi büyük bir acı ve keder kaplar. Mehmet’in annesi ve kardeşleri ağıt yakmakta, acı ile kıvranmaktadır. Babaları hemen devreye girer ve Mehmet’in cenazesini uygun bir odaya taşıtır. Bütün aileyi başına toplar ve onlara şunları söyler:

“Mehmet’imizi yitirmenin acısını yaşıyoruz. Kederliyiz. Onu hepimiz çok seviyorduk. Acımızı yine yaşayalım, ağlayalım ama şimdi değil! Çünkü oğlumuz yaşasaydı, son arzusu bu geceki sırasını en mükemmel şekilde yaşamak ve arkadaşlarını layıkıyla misafir etmek değil miydi? O zaman bize oğlumuzun son arzusunu yerine getirmek ve bu sırayı en güzel şekilde tamamlamak düşer. Her şeye rağmen bunu Mehmet’imiz için yapmalıyız. Şimdi sizden rica ediyorum; sessizce ağlayıp acınızı yaşayabilirsiniz. Ben de öyle yapacağım. Ama aynı zamanda oğlumuzun en çok istediği ve onu en çok mutlu edecek hizmeti yapacağız. Bu sıra gecesi Mehmet’in istediği gibi yapılacak. Kalkmalarına yakın ben durumu arkadaşlarına açıklarım…”

Biraz sonra sıra arkadaşları gelmeye başlar. Tabii ki her gelen misafir Mehmet’i sorar hemen. Mehmet’in babası ve kardeşleri bütün misafirleri karşılayıp hoş geldiniz faslını tamamlar. Sonra Mehmet’in babası “Biliyorum, arkadaşınızı merak ediyorsunuz. Kendisinin de bizim de istemediğimiz bir gelişme oldu. Bir durum yaşandı. Arkadaşınız bu nedenle acil olarak bir yere gitti. Onun en çok istediği şey sizi misafir etmek ve sırasını en güzel şekilde yapmaktı. Siz ahenginize, keyfinize bakın, sıranızı en güzel şekilde yaşayın…” der. O zamanlar kimsenin cep telefonu veya anlık haberleşme imkânı da yok tabii. Selamlaşma faslından sonra acı kahve ve arkasından da çay ikram edilir. Arada sürekli olarak arkadaşlarını sorarlar ama Mehmet’in kardeşleri ve babası hep aynı cevabı verir. Sıra Arkadaşları arasında muhabbet, sohbet, şakalaşma; mesleki gelişmeleri, mahalleleri veya esnaflıkları ile ilgili durumların, memleket meselelerinin konuşulması şeklinde sıranın akışı devam eder. Ama ortamda bir burukluk hissedilir. Misafirler, sıra arkadaşlarını çok merak etmeye başlarlar. Ancak ailevi bir durum veya gelişme olabilir diye de çok üstelemek istemezler.

Çiğköfte ve tatlı ikramından sonra sıranın bitmesine ve misafirlerin kalkışına yakın Mehmet’in babası, tekrar katılır aralarına ve bütün gerçeği onlara şu şekilde açıklar.

“Sizler de benim evlatlarımsınız; Mehmet sizin sıra arkadaşınız, kardeşiniz. Sizi beklerken arkadaşınız ani bir kriz geçirdi ve vefat etti. Hepimizin acısı büyük. Oğlumuzun son arzusu bu sırayı eksiksiz yapmak ve sizleri kendi evinde, kendi sırasında ağırlamaktı. Biz de onu çok mutlu edecek son arzusunu yerine getirdik. Şu ana kadar vazife bizimdi. Artık gerçeği biliyorsunuz ve vazife sizin…”

Bütün arkadaşlar adeta yıkılır. Bu ani ölümün acısını aile ile birlikte yaşayıp paylaşırlar. Mehmet’in başında dua edip sabaha kadar beklerler. Ertesi gün cenaze ve defin hazırlıklarını sıra arkadaşları yapar ve Mehmet’i toprağa verirler. Bütün arkadaşları, ailesi ile birlikte Mehmet’in taziyesinde 3 gün boyunca oturur ve başsağlığı ziyaretlerini kabul ederler…

Sıra Gezmek veya Sıra Gecesinin yeri ve önemi bu işte! Bizim kültürümüzde “arkadaşlığın” yeri ve önemi bu… Kültürümüzü zenginleştiren geleneksel uygulamalarımızı böyle bilmek, böyle yaşayıp böyle yaşatmak bizi biz yapan en önemli gerçeklerden biri…

Yapılışı ve icrası nasıl olursa olsun, hangi etkinlik şekline katılırsanız katılın, “Urfa Sıra Gecesi” dendiğinde umarım her anlattığımda beni ağlatan bu öyküyü de unutmazsınız…

Her Anlattığımda Beni Ağlatan BİR SIRA GECESİ HİKÂYESİ için 18 Yorum
  • Necmi KIRAN

    20 Ağustos 2026 18:17

    Güzel geleneklerimizin Anadolu Sosyal hayatında ne denli önemli olduğunu, yaşanmış bir hikaye ile ortaya koyan kıymetli bir örnek. Dilinize, gönlünüze sağlık,
    Bilginin kaynağı olan merhum, usta Tenekeci Mahmut Güzelgöz amcamıza bu vesileyle Allah’tan rahmet dilerim.
    Sizin de konuyu, tekrar gündeme getirmenize teşekkür ederim.
    Vâr olun.

  • Ahmet Ballı

    20 Ağustos 2026 16:04

    İlginç bir bakış açısı

  • Fikri

    20 Ağustos 2026 15:10

    Kültürü yaşatmak gerekir

  • Cem Diler

    20 Ağustos 2026 14:27

    Sıra kültürünün sonlarını çocukken görmüş biri olarak bu yazı beni de çok etkiledi. Rahmetli dedem Ömer Diler de sıra gecelerine katılan biriymiş. Bu vesileyle hem Tenekeci Mahmut Güzelgöz dedemize hem de Ömer dedeme rahmet okuyor, sizlerin de ruhlarına bir Fatiha okumanızı rica ediyorum.

  • Abdullah gündüz

    20 Ağustos 2026 13:39

    Sıra gecelerinin nasıl bir erdemli yaşam biçimi olduğunu bir kez daha görmek ve anlamak bağlamında mükemmel bir gösterge. Çok duygulandım.
    Emeğine ağzına sağlık değerli dost. Var olasın.

  • Abdurrahman

    20 Ağustos 2026 13:10

    Evet acı bir gerçek çok üzüldüm yüreğim dayanamadı ağladım
    Dostlarımız arkadaşlarımız büyüklerimiz varolsunlar Allah eksik etmesin onları
    Saygılar sevgiler hürmetler selamlar

  • İbrahim Halil Özen

    20 Ağustos 2026 13:01

    Gerçek sıra gecelerimizi hatırlattıgınız için çok teşekkür ederim Selamlar

  • Yücel ŞİRİN

    20 Ağustos 2026 12:57

    Çok anlamlı,hüzünlü ve de ibretlik bir hikaye oldu. Ömrünüz sağlıklı ve uzun olsun…

  • Yusuf Erdoğdu

    20 Ağustos 2026 12:49

    Çok üzücü bir hikaye ilk defa duydum ve ağladım. Tüm vefat edenlerimize Allah rahmet eylesin.

  • tekin tatar

    20 Ağustos 2026 12:47

    allah rahmet eylesin mekwnı cennnet olsun inşallah sira gecesi kultüru adabı ban başka bişey şimdiki gibi laylay lom degil agirlik isnilen ciddiyet istenilen bir kultürdür çok etkileyici bir anı rabbim hiç kimsenin başina boyle bişey vermesin inşallah

  • Sabri Sabuncu

    20 Ağustos 2026 12:39

    Tüylerim diken diken olarak hem okudum hemde videoyu izledim. Gözlerim doldu

  • Selahattin Yıldız

    20 Ağustos 2026 12:35

    Sıra arkadaşlığının ne kadar değerli olduğunu anlatan bir hikaye. Böyle bir son ile bitmesi beni ziyadesiyle etkiledi. Dostluğun, kardeşliğin ve sıra gezmenin önemini bir kez daha görmüş olduk. Kaleminize sağlık.

  • Orhan Demir

    20 Ağustos 2026 12:26

    Bir Urfalı olarak okurken gerçekten çok etkilendim. Sıra gecesinin sadece sohbetten, çiğköfteden ve mırra’dan ibaret olmadığını; asıl ruhunun dostluk, vefa ve kardeşlik olduğunu bu hikâye bir kez daha gösteriyor.
    Ne güzel bir kültür, ne büyük bir gönül mirası… İyi ki Urfalıyız, iyi ki bu kadim kültürün evlatlarıyız. ❤️

  • Ahmet Barış Akkaya

    20 Ağustos 2026 12:25

    Osman Bey çok teşekkür ederim. Tüylerim diken diken oldu. Bir babanın acısını içine gömüp evladının son arzusunu yerine getirmesi… İnsan bu kadar fedakâr, bu kadar güçlü olabilir mi diye düşünmeden edemiyorum. Kaleminize sağlık

  • Şengül Ordu

    20 Ağustos 2026 12:19

    Çok üzücü ve etkileyici aynı zamanda Hocam 😢

  • Mehmet Ali ersöz

    20 Ağustos 2026 12:07

    😪😪😪 çok etkilendim ders aldım bu arada sıra gecesinin ne kadar önemli olduğunu öğrenmiş de olduk

  • Ahmet zeki

    20 Ağustos 2026 12:02

    Abi eline sağlık.

  • Abdulkadir…

    20 Ağustos 2026 12:00

    Bu devrin insanı olarak çok zor anlayabileceğimiz duygular. Sıra kültürünü layıkıyla devam ettirenlere selam olsun.

Bir Yorum Yazın

OPS Yazılım