• Koçluk
  • Mentorluk
  • Danışmanlık

İçimdeki Gurbet

İçimdeki Gurbet

Fırtınalarını dindiremiyorum içimdeki gurbetin.
Yakınımdaki uzaklar ve uzağımdaki yakınlar düşündürüyor beni.
Hasret denizinin dalgaları ile kucaklaşmak için kıyısında dolaşıyorum yüreğimin.
Dalgaların kapısını çalarak derdimi anlatmak istiyorum sulara; arkadaşlık etmek istiyorum, gurbet orkestrasının solistleri olan kimsesiz martılara.

Dudaklarımda binbir nağme…
Ayrılık şarkıları, hasret türküleri, gurbet sololarını seslendiriyor gönlümün gariban inlemeleri.

“Gurbet ademden kara, hasret ölümden acı…” diyerek Faruk Nafiz, elini uzatıyor bana içimdeki gurbetin Han Duvarları’ndan:

“Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya…”  mısralarını sürekli mırıldanıyorum.

İçimde gurbetler tüllendiği anlarda bir bulut, bir yağmur, bir sağanak olup dudaklarıma yağıyor mısralar:

“Sarmış beni Mecnun diye zincir gibi dağlar;
Bir türbe ki ruhum, gelen ağlar, giden ağlar!
Her şey bana bigâne bu yerde,
Herkes gibi her şey:
Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller;
Dillenmiş ağızlarla tutuk dilli gönüller…”

İnsanlara, ağaçlara, çiçeklere, kuşlara bakıyorum. Neyi aradığımı bilemiyorum ya da bildiğimi arayıp bulamıyorum. Beni benden alanları tanıyorum, ama “kimseye şikâyet edemiyorum!”

İçimdeki gurbetin sızısı arttıkça daralıyor zihnimin sokakları. Yollarımı kesen çıkmazların sonundaki karanlıkların içinden Necip Fazıl’ın eli beni “Kaldırımlar”a  çekiyor:

“Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.”

Susarak konuşuyor mısralar içimde.
Garipliğimin yetim sesi duyuluyor avaz avaz:

“Dağda dolaşırken yakma kandili
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!

Gül büyütenlere mahsus hevesle
Renk renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,
İçimde dövünüp ağlama gurbet!”

Bazen kafamı gurbetle çok yoruyorum ve sık sık gurbeti kendime soruyorum:

Neyin garibiyiz Allah’ım; neresi bize gurbet?
Vuslat arzumuz kime; kavuşmak istediğimiz kim?

Herkes içindeki gurbeti bir yoklasın hele dostlar, sorgulasın yüreğinin ince sızılarını.

Biz “vatandan mı, anadan mı, arkadaştan mı” ayrıldık?
“Kimin hasretinden prangalar eskiteceğiz” acaba?

Çırılçıplak yalnızlığımızın sonu nereye varacak?
Öksüz kimsesizliğimizin şiirini kim kafiyelendirecek?

Kalabalık rüyalarımızdan uyanınca, tenha gerçeklerimizle nasıl yüz yüze geleceğiz?
Kanımızı kurutan bu gerilime yenilecek miyiz?
İçimizde doğup büyüyen gurbetin kulağına kim fısıldayacak vuslatın adını?

Sanki “sılada gurbet”i  yaşamak bizimkisinin adı!
Ellerimizden tutan birilerini veya birilerinin tutulacak ellerini arıyor gibiyiz.

Sabahattin Ali’ye kulak veriyor ve:

“Hâlini bilen bulunmaz,
Yüzüne gülen bulunmaz,
Kapıya gelen bulunmaz
Gurbet hapishanesinde.” diyoruz hayıflanarak hep birlikte.

Yurdumuzdan, yuvamızdan, dost ve yâranımızdan uzakta da değiliz oysa. Niye hâlimizden, yolumuzdan anlaşılmıyor, niçin insanlarla bu zıtlaşıp çakışmamız? Neden çevremizin bizi yadırgaması, nedir garipsenen tutumlarımız?

Urfalı bir garip, bir hoyratında:

“Garibem bu vatanda,
Garip bülbül ötende.
Gariplik yaman olur;
Baş yastığa yatanda.” diye yüreğindeki gurbeti anlatıyor.

Peki, siz yüreğinizdeki, içinizdeki gurbeti nasıl dillendiriyorsunuz, nasıl anlatmayı düşünüyorsunuz gurbetinizi garip sessizliğinize?

Ben yüreğime akıttığım gözyaşlarımla baş başa kalmak ve biraz da susarak konuşmak istiyorum.

Kemalettin Kamu’nun, hepimiz adına içimizdeki gurbeti özetlediği

“Ben gurbette değilim,
Gurbet benim içimde.”

mısraları ile sizi, içinizdeki gurbetle baş başa bırakıyorum…

İçimdeki Gurbet için 38 Yorum
  • Peter Brown

    10 Nisan 2026 19:02

    Very helpful article! I’ve bookmarked this for future reference. Well done and thanks for sharing. (ref:66d864fcfee7)

  • Ahmet Korkmaz

    9 Nisan 2026 22:51

    Yüreginize sağlık abi. Han Duvarlarını çocukluğumdan beri babamdan hep dinlerim. Hatta ne zaman yanına gitsem mutlaka birkaç mısra okuyuverir hemen. Akıcı üslubu beni çok etkilerdi. Çamlıbel’in o yolculuğu bir film şeridi gibi gözlerimin önünden akar giderdi. Hatta Handa görmüş olduğu duvardaki yazı sanki karşımdaymış gibi dokunacakmışım gibi hissederdim. Maraşlı Şeyhoğlu’nun hüznü, bugün hapsedilen, sevdiklerinden koparılan binlerce insanın sessiz çığlığına dönüşüyor. Her bir mısra haksız yere çekilen acıların, savrulan yaşamların bir tanığı gibi

  • Ahmet Korkmaz

    9 Nisan 2026 19:57

    Yüreğinizdeki gurbet fırtınalarnı dindirmek ne mümkün. Kaleminizden dökülen bu samimi satırlar, yalnızlığın ve hasretin o ağır yükünü hepimize hissettiriyor. Bizimle paylaştığınız bu derin duygular için teşekkürler

  • Zafer Dalgıç

    8 Nisan 2026 12:36

    Osman Kardeşim.
    Duygularına ve kalemine sağlık.👍❤️
    Rahmetli Aşık Beyhani’den Aklımda Kalan.
    🙏
    Yolumuz gurbete düştü hazin,hazin ağlar gönül.
    Araya hasretlik girdi garip, garip dertli, dertli ağlar gönül.
    Türküsündeki Ayrılık,gurbet ve hüzünü ne kadar güzel anlatmış.😔🙏Sevgiler.

  • Burak

    8 Nisan 2026 11:37

    Osman amca,
    Bu içsel gurbet Rabbimizin bir nimeti, kendisine olan uzaklığımızı yarattıklarıyla hissettirdiği bir uyarı sanki. O’nu bilip tanıdıktan sonra herşeyin bir gün bir gurbete çıkan bir çıkmaz sokak olduğunun mesajı.
    Ümitsizlik, vefasızlık, geçmiş elemi, gelecek endişesi ve musibetler karşısındaki acziyetimiz ile vefalı olduğumuzda ayrılığın hiç olmadığı bir teslimiyet kapısının anahatları gibi bu elem dolu hisler. Yazılan yazılar, şiirler, gazeller tümüyle bu Rahman’ı ararken ki iç döküşler gibi.
    Rabbim bizim salih kimselerle dost kalabilmeyi, gıyabında dua eden insanlarla tanış olup, dualaşabilmeyi nasip etsin.
    Hürmet ederim, Allah yar ve yardımcınız olsun.

  • Mehmet Nuri Hasdemir

    8 Nisan 2026 11:16

    Öncelikle Osman başkanım yüreğine sağlık Ortadoğu’daki hareket rühümüza içimize yansıyan, hüzünlü birakan mütlülüğümüzü götüren bir ortam birakmanın sonucudur.
    Saygılarımla

  • Ahmet Zeki İZGÖRDÜ

    8 Nisan 2026 11:06

    Hissettiğiniz gurbet, düşünen tefekkür eden adamın içine düştüğü yalnızlığın terennümüdür. Tefekkür ve sükut o kadar azaldı ki, çevremizde bunlara rastlayamamak bizi gurbet ve yalnızlık duygusuna itiyor. Sohbet edecek birini bulamıyorsunuz zira sohbetinizden zevk duyacak dostlar bulmak zor. Ziya Paşa’nın deyimiyle;
    Nâdanlar eder sohbeti nâdan ile telezzüz
    Divanelerin hemdemi divane gerektir.
    Unutulmamalıdır ki, tefekkür seviyesi yükseldikçe yalnızlık da artar. Çok bilinen bir krala göre;
    “Mânâlar yükseldikçe anlayanlar azalır”
    Bu da kaçınılmaz olarak yalnızlığı, gurbeti getirip göğsümüzün ortasına yük gibi bırakır.
    Yani kısaca değerli dostum, tefekkür ettikçe, ne yalnızlığınız bitecek ne gurbetiniz…

  • EYVAZ ACARCA

    8 Nisan 2026 09:08

    Yüreğinize sağlık Başkanım selamlarımla Allaha emanet olun

  • Mahmut Dayı

    8 Nisan 2026 06:22

    Kısa da olsa bir gurbet yolculuğu arefesinde olduğundan dolayı mı yoksa içimizdeki gurbetin ortaya çıkması mı bilemedim
    Ama duygulanmamak elde değil
    Selamlar saygılar

  • Vehbi BALAK

    8 Nisan 2026 05:06

    Yazınızda, söz yazarı Kemalettin Kamu, bestesi Yıldırım Gürses’e ait olan şarkıda geçen “Ben gurbette değilim gurbet benim içimde” sözlerindeki duyguyu çok güzel ifade etmişsiniz. Gönlünüze ve kaleminize sağlık Osman Ağabeyim.

  • Ruşena Çekmegil

    7 Nisan 2026 23:45

    Kendini ait hissetmediğin her yer gurbet. Kaleminize sağlık hocam. Çok güzel.

  • Salih İmamoğlu

    7 Nisan 2026 22:15

    Çok güzel abe sağlık afiyet dilerim

  • Abdulkadir Açar

    7 Nisan 2026 21:02

    Yüreğine, kelâmına ve kalemine sağlık kardeşim…

  • Ayhan Tunç

    7 Nisan 2026 20:50

    Kalemine sağlık abi

  • Mehmet Polat

    7 Nisan 2026 20:01

    Özledigin, Dostundan ayrı kaldığın her yer gurbet…. Hep bir yalnızlık içindesin. Nefes alamıyor sanırsın. ……
    “Ben gurbette değilim gurbet benim içimde ” dedikleri böyle bir şey. Gurbeti içinde yaşıyorsun.

    Kaleminize yüreğinize sağlık üstadım. Yine mükemmel bir paylaşım. Sağolunuz.

  • İsmail Ceylan

    7 Nisan 2026 19:58

    Gurbet zor ama, zoru kolay yapan gurbetteki dostlar, arkadaşlar, komşular…
    Emeğinize sağlık.

  • M.Sami GÜZELGÖZ

    7 Nisan 2026 19:47

    “Senden, seni çalmışlar. Bu ne derin bir yalnızlık…” Kalemine yüreğine sağlık amca.

    • Mehmet Emin Karahan

      8 Nisan 2026 07:49

      Enfes bir yazı olmuş, kaleminize ve yüreğinize sağlık. Maalesef herkesin birbirini gurbette bıraktığı bir çağda yaşıyoruz. Alın size birey toplumunu istediğiniz gibi bol bol harcayın…

  • İbrahim Halil Altıngöz

    7 Nisan 2026 19:30

    Yüreğine kalemine sağlık Allah’a emanet ol abe.

  • Zümrüt

    7 Nisan 2026 19:22

    Ne kadar samimi bir anlatım insanın içine işliyor. Yüreğine sağlık

  • Hasan Karataş

    7 Nisan 2026 18:43

    Bazen insan, en kalabalıkta bile kendine yabancı…
    Anlıyorum ki; Gurbet bir yer değil, İnsanın kendi içine düşmesidir.
    Ve bazı duygular, En çok sessizlikte konuşur.

  • Ali Karaoba

    7 Nisan 2026 18:25

    Osman abe
    Yüreğine sağlık

  • cem diler

    7 Nisan 2026 18:20

    En iyi yeri “Ben gurbette değilim,
    Gurbet benim içimde” Kısmı

    • Halil Coşkun

      7 Nisan 2026 19:21

      Ekmek kavgası günümüzde toplumsal hareketliliği artırdı, dolayısıyla pek çoğumuz gurbetteyiz. Ancak geçmişin o yalıtılmış, çaresiz gurbetçiliği de yok artık, Uzaktaki sevdiklerimiz bir telefon uzağımuzda, arıyoruz, seslerini dutuyor, yüzlerini görüyoruz. Kesmedi mi, en fazla bir iki saatlik uçak yolculuğu, memleketteyiz. Bu gün için çaresi olmayan gurbetlik yabancılaşmadır. Biz değişiriz, doğup büyüdüğümüz topraklar değişir ve bir gün döndüğümüzde bıraktığımız sılayı bulamayız. Şair, “Gurbet benim içimde,” derken bunu söylüyor sanırım. Saygılarımla.

  • Birol Aras

    7 Nisan 2026 18:18

    Şiir: BİR GÜN İCMADAN…
    ​(Ahmet Hamdi Tanpınar)
    ​”Ne içindeyim zamanın,
    Ne de büsbütün dışında;
    Yekpare, geniş bir anın
    Parçalanmaz akışında.
    ​Bir garip rüya rengiyle
    Uyuşmuş gibi her şekil,
    Rüzgârda uçan tüy bile
    Benim kadar hafif değil.
    ​Başım sükûtu öğüten
    Uçsuz bucaksız değirmen;
    İçim muradına ermiş
    Abasız bir dervişim ben.
    ​Kökü bende bir sarmaşık
    Olmuş dünya sezmekteyim,
    Mavi, masmavi bir ışık
    Ortasında yüzmekteyim.”

  • Cem

    7 Nisan 2026 18:17

    Mükemmel 👏

  • İbrahim Halil Özen

    7 Nisan 2026 18:13

    Emeğinize yüreğinize sağlık.Kalrminize kuvvet

  • Ahmet Ballı

    7 Nisan 2026 18:12

    Süper

  • Orhan Demir

    7 Nisan 2026 18:11

    Satırların arasında dolaşırken insan kendi içindeki gurbetle yüzleşiyor. Kalabalıklar içinde yalnız kalmanın, anlaşılmamanın bu kadar güzel dile getirilmesi çok etkileyiciydi. Yüreğinize sağlık ağabeyim, derin izler bırakan bir yazı olmuş.👏🏻👏🏻👏🏻

  • Ferhat Saydan

    7 Nisan 2026 18:11

    Mevzu “Gurbet” se!
    Sözün bittiği yer dedikleri bu iki satır olsa gerek.

    “Ben gurbette değilim,
    Gurbet benim içimde.”

    Eline emeğine sağlık.
    Vesselam.

  • Selahattin Özsoy

    7 Nisan 2026 18:02

    Mükemmel üstadım, şiir olarak seslendirebilirim.

    • İ. Bakır CANBAZ

      7 Nisan 2026 21:41

      Osman abim gerçekten çok güzel

  • Remzi ulaş

    7 Nisan 2026 17:58

    Yüreğine kalemine sağlık abim ..gurbetçiliğin özlemini mısralara dökmüşsün üz duygunmamak elde değil 👏🏽🙏

    • fuat

      7 Nisan 2026 23:05

      Sayın abim yüreğin ve kalemine sağlık ınanki okurken çok feyiz aldım Allah uzun ömürler versin sağlık ve mutluluk versin inşallah.

  • Halil Günay

    7 Nisan 2026 17:56

    Gurbet bu kadar detaylı irdelenirse ACI SUYU ÇIKAR . oysa dünya bizim evimiz,biz bu dünyadan göçersek gurbet başlar. Misafir kabul edemeyiz, kimseye randevu veremeyiz, kimseden şikayetçi olamayız,kimse bizi ciddiye de almaz. BENCE GURBET BUDUR.

  • BAHATTİN

    7 Nisan 2026 17:53

    Tebrikler
    Gurbet o kadar acı ki
    Ne varsa içinde

  • Mehmet Sadık Alican

    7 Nisan 2026 17:53

    Değerli büyüğüm,
    Bu satırları okurken anladım ki mesele yalnızca bir “gurbet” değil… Bir yerden ayrı düşmenin ötesinde, insanın kendinden uzaklaşmasının sızısı bu. Mekânlar değil, ruhun içindeki mesafeler konuşuyor adeta.
    Gurbet bir yol değil; bir hâl… İnsan nereye giderse gitsin, kendini de götürdüğü için, asıl uzaklık içte başlıyor. Bu yüzden satırlarınızda duyulan titreyiş, bir ayrılıktan çok derin bir aidiyet arayışının yankısı gibi.
    En çok da şu düşünce dokunuyor insana: Bazen insan, en çok “orada”yken gurbeti yaşıyor… Kalabalıkların içinde, tanıdık yüzler arasında bile.
    Belki de gurbet kaçınılacak değil; insanı kendine çağıran bir ses… Vuslat ise bir yere varmak değil, insanın kendi içinde toparlandığı o sessiz an…

  • İzzettin Akbaş

    7 Nisan 2026 17:50

    Osman
    Çok güzel tebrik ediyorum.
    Şair veya Yazar olmadığım için…ancak sessiz bir şekilde okuyorum.
    Maşallah sende hem yazar ve şair ruhu olunca…Piyasaya böyle güzel şaheser yazılar çıkıyor.
    Binler selam..

Bir Yorum Yazın

OPS Yazılım